Lamise·••
En son, Eminönü’nde sen tutmuştun ellerimi. Avuçlarında kaybolmuştu sensizliğim. Ürkek, kararsız ve yoksuldum… O gün bu gündür hala üşüyor ellerim. Ve hala hüzünlüyüm… Ne zaman seni özlesem, ıslak pencere kenarlarında buluyorum kendimi. Ve bazen de kendimden geçtiğim sabahlar oluyor… ‹Aʟoηє мαη› Müzikle Beraber: | devamı »
Oradaymışsın·••
Güneşin doğuşuyla beraber, sebepsiz hikâyeler başlar ardımızda. Hayat tozpembedir diyenlere inat, zaman geçtikçe pembesi gidip, geriye sadece tozu kalıyor her şeyin… *** Artık sabahları erken uyanıyorum. Kadife sesli imamlar, ezanlar okuyor göbeğinde şehrin. Arka mahallede çan sesleri kulaklarımı çınlatıyor. Balat kıyılarını soracak olursan, bugünlerde inadıma durgun. İlk defa çay içtiğimiz o medrese parkına ne zaman gitsem; Yokluğuna | devamı »
Bir Kadın·••
Anladım… Bir kadın var içimde. Sesimi sesine yuvarladığım, kalbimi kalbine uyarladığım, nidalarını kendimde topladığım, varlığı benden, yokluğu ondan olan bir kadın işte… *** O sendin… *** Gelip geçmekte olan hayatımın bir yerinde yerde çürümekte olan buruşmuş kağıtlar gibi seni beklemekteydi hayallerim… *** Bu gözler artık bakmaz, Bu dudaklar artık konuşmaz oldu… Gelmeyeceğini anladığım günden beri, Kalem | devamı »
Aşk·••
Meleksem eğer, beni insan hüznüne bulama kırılır kanatlarım. İnsansam, suretine bulama! Beşerim, kalbim kırılır. Yüreğimden süzülen kırık dökük sözlerim, aslında bunlar sana dairlerim. Eksik harflerim beni anlatmaya yetermi bilmem ama, gönül kitapçığımda seni anlatacak üç harfe sahibim; A/Ş/K·•• ‹Aʟoηє мαη› Müzikle Beraber: | devamı »
Şimdi anladım·••
O zamanlar hayat başkaydı. Nato’ya henüz yeni girmiştik. Aşklar gümrüklüydü… Fakirdim, karnını doyurdum insanların, bazen de gönlünü. Ama aç gözlerini; doyuramadım işte!… Demem o ki; Ben senden önce de yanlızdım. Ama bu kadar kimsesiz değildim. Sensizlik başka bir şeymiş. Şimdi anladım!… Bizim ortak yönümüz, senle olan hayallerimizdi. Ve kurduğum bütün hayallerde suç ortağımdın… Oysa farklıydı | devamı »
Hannaya Mektup·••
Sevgili Hanna, Beni bağışla. Sana bazı şeyleri henüz anlatamadım. Bu gerçeklerle yaşamak zorunda olduğumu biliyorum. Artık ikimizde birbirimiz için yokuz… Gençliğinin ve kadınlığının en güzel yıllarında karşına çıktım. Tazeliğimin ve henüz olgunluğumun yeni baş gösterdiği yıllarda… Seni ve o bütün zamanlarını fule ayarlı gecelerde yakalamıştım. Artık geceleri uyuduğumda üzerimi yalnız düşünceler örtüyor. Benim | devamı »
Şişedeki Mektup·••
Sevgili Catherine, Bu sabah seni özledim. Bütün çabalarım seni beklemekle kayboluyor. Kendimi çok fazla sensiz ve çaresiz hissediyorum. Ellerim buruştu, avuçlarım boş, gözlerim daima boşluklara takılıyor… *** Biliyor musun? Hayatımda içinde senin olmadığın bir an bile yok. Seni her gün daha fazla özlüyorum… Bunun için yüzlerce olasılığı denemiş olmalıyım. Oysa şuan bunlardan sadece birini yapabiliyorum. Çünkü sana | devamı »
Boş sokaklar·••
Ve iftar saatleri, Şehir oldukça sessiz… Yol boyu uzayan derin boşluklar görüyorum. Etrafta hareketsiz duran araçlar gibi; Boş bilboardları süslüyor şimdi yalnızlığım·•• ‹Aʟoηє мαη› | devamı »
Kuzeyin sessizliği·••
Artık geceler uzun, Ve uzadıkça kıvrılan yolların, yağan yağmurların, asfalt serçelerinin, minik ayaklıların, garların, peronların, Küçük benzin istasyonlarındaki o büyük molalarımın içindesin; Şimdi yalnızlığa müsait bir yaşam gibi içimdesin·•• … ‹Aʟoηє мαη› Müzikle Beraber: | devamı »
Çakıltaşları·••
O sabah uyandığımda, hiçbir şey eskisi gibi değildi. Sokaklar boş, her şey paramparça. Vesayeti olmayan bir nisan şansı gibi, heyecanlar kaybolup gitmişti… Yürüyordum, büyük yürüyüşler olması gerekiyordu. Etrafsız, zamansız ve tutarsız… İlerleyen saatler gösterişsizdi. Haber bültenleri hep aynı şeyi söylüyor, zaman geçmişe muttasıl izomorf işliyordu. Dünyadan ayakkabı dükkânları gibi, bütün kalabalık hep aynıydı! Yürüyordum… Belki | devamı »

